BÜLTEN

Anayasa Mahkemesi'nin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları İptal Kararı

M
Av. Merve URSAVAŞ
Ursavaş Hukuk & Danışmanlık
Anayasa Mahkemesi'nin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi Kararı – 17 Temmuz 2020

Anayasa Mahkemesi, 17 Temmuz 2020 tarihinde tarihi bir karar vererek zorunlu trafik sigortası genel şartlarının belirli hükümlerini iptal etmiştir. Bu karar, trafik kazası tazminat davalarında köklü bir dönüşüme yol açmıştır.

İptal Edilen Hükümler

İptal edilen düzenlemeler, yasal statüde bulunmayan sigorta genel şartlarına, kanunla düzenlenmesi gereken meselelerde hüküm koyma yetkisi tanıyordu. Anayasa Mahkemesi, bu yaklaşımın yasal güvence ilkesini ve temel hakları ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Maluliyet Tespitine Etkisi

İptal kararının en önemli sonuçlarından biri, maluliyet tespiti alanında kendisini göstermektedir. Karardan önce sigorta şirketleri, maluliyet oranlarını kendi belirlediği genel şartlara göre hesaplatabiliyordu. İptal kararı ile birlikte maluliyet tespitinin artık yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılması zorunlu hâle gelmiştir.

Haksız Fiil Prensibinin Ön Plana Çıkması

Anayasa Mahkemesi kararı, trafik kazası tazminat davalarında haksız fiil hukukunun esas alınması gerektiğini teyit etmiştir. Bu doğrultuda sigorta şirketleri, tazminat miktarlarını sınırlamak ya da hesaplama yöntemlerini kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek amacıyla genel şartlara başvuramaz.

Uygulamaya Yönelik Öneriler

Bu karar, trafik kazası tazminat taleplerini doğrudan etkilemektedir. Sigorta şirketinin düşük teklifte bulunduğu ya da talebi reddettiği durumlarda, aşağıdaki haklarınızı kullanabilirsiniz:

  • Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru
  • Yetkili mahkemede dava açma
  • Uzman hukuki danışmanlık alma

Sonuç

Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, sigorta şirketlerinin keyfi uygulamalarına karşı önemli bir güvence oluşturmaktadır. Trafik kazası mağdurlarının hukuki danışmanlık alarak bu kararın sağladığı haklardan tam anlamıyla yararlanması büyük önem taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesi Kararının Tam Metni

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Belirlenmesinde Yürütmeye Yetki Veren Bazı Kuralların Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali

Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 tarihinde E.2019/40 numaralı dosyada, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

İtiraz Konusu Kurallar

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (Kanun) 90. maddesinin birinci cümlesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan cümlenin “…bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” bölümü*”* itiraz konusu kurallardan birini oluşturmaktadır. Söz konusu maddenin ikinci cümlesinde ise zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar ile manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun’da ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. İlgili cümlede yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresi itiraz konusu diğer kuralı oluşturmaktadır. Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi ise bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunu hükme bağlamaktadır.

İtirazların Gerekçeleri

Başvuru kararlarında özetle, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesi yapılmasının kanun ile zorunlu kılındığı, bu sözleşmenin yapılmasında kamu yararının bulunduğu, sigorta sözleşmesinin eki niteliğinde olan ve sözleşmenin taraflarını bağlayan hususlarda yürütmeye bırakılan düzenleme yapma yetkisinin asli nitelik taşıdığı, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenecek tazminatların hesaplanmasında geçerli esasların genel şartlar ile belirlendiği, tazminat alacaklarının hesaplanmasına ilişkin usulün kanunla belirlenmesi gerektiği belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

İtiraz konusu kurallarda sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kurallar kanunilik ölçütü yönünden Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırıdır.

Motorlu taşıt işletilmesine bağlı olarak üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararı, bedensel zarar ve eşya zararı Anayasa’nın 17. ve 35. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğindedir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulmuş olması, zarar gören kişinin Anayasa’nın 17. ve 35. maddelerinde düzenlenen haklarının Anayasa’nın 5. maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını göstermektedir.

Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin taraflarının menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflardan birisi aleyhine ölçüsüzlük yapılabilecek şekilde yürütmeye takdir yetkisi tanınması; üçüncü kişinin yaşam hakkı, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile mülkiyet hakkı yönünden olduğu kadar işletenin ve sigorta şirketinin mülkiyet hakkı yönünden de pozitif yükümlülüklerle bağdaşmayabilir. Bu bağlamda anılan konunun düzenlenmesi sırasında ilgili tarafların tümünün menfaatlerinin mümkün olduğunca dengelenmesi gözetilmelidir.

Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu, zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir.

Bu çerçevede 6098 sayılı Kanun’a göre zarar olarak nitelendirilmeyen hususların genel şartlarda zarar olarak nitelendirilmesi hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı ile sigorta şirketinin bu borcu teminat altına alması gereken tazminat sorumluluğunun kapsamı farklılaşacaktır. Bu itibarla sigorta şirketinin, işletenin sorumlu olduğu tazminatı aşan miktarda tazminat sorumluluğu dahi söz konusu olabilecektir.

6098 sayılı Kanun’a göre zarar olarak nitelendirilen hususların genel şartlarda zarar olarak nitelendirilmemiş olması hâlinde de işletenin tazminat borcunun kapsamı ile sigorta şirketinin bu borcu teminat altına alması gereken tazminat sorumluluğunun kapsamı yine farklı olacaktır. Bu durumun ise gerçek zararın karşılanmamasına yol açacağı, dolayısıyla işleten ile zarar gören kişi aleyhine sonuç doğuracağı açıktır. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan nedenlerle kuralların Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

9 Ekim 2020 tarihli 31269 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 karar tarihli 2019/40 Esas sayılı 2020/40 karar sayılı kararına ulaşmak için tıklayınız

#ANAYASA MAHKEMESİ #TRAFİK SİGORTASI #İPTAL KARARI #MALULİYET
M
Av. Merve URSAVAŞ
Kurucu Avukat – Uzman Arabulucu

Trafik kazaları kaynaklı tazminat davaları, trafik kazası ceza davaları, tazminat hukuku ve sigorta hukuku alanında uzmanlığa sahiptir.

Danışma Hattı

Bu makale hakkında soru sormak veya hukuki danışmanlık almak için bizimle iletişime geçin.

WhatsApp ile yaz